KIZKALESI_INFO

Mersin'in incisi şirin tatil beldesi Kızkalesi; tarihi ve denizi ile ziyaretcilerine unutulmaz bir anı yaşatıyor.Sizde bu güzelim tatil beldesi Kızkalesi Hakkında bilgi edinmek isterseniz sanal alemde Kızkalesi Information network Field olarak açılan sayfadan takip edebilirsiniz.
adresi:
kizkalesi-info.blogspot.com
Yorum (1) Yorum yaz!
Babalar Günün Kutlu Olsun
Her yaşamın kendine özgü hikayesi olduğu gibi her ölümünde mutlak bir hikayesi vardır...Erkek veya Kız çocuk hiç fark etmez, etkileri çok büyüktür...Sol yanınız hep boştur...Cümlede ismi geçince boğazınız düğümlenir...Gözleriniz dolar da ağlamamak için kendinizi varolan gücünüzle sıkarsınız...Ağlamanın güçsüzlüğünüze olan işaretidir diye düşünürsünüz...Sonra kendinizi kimsenin olmadığı bie yere kapar saatlerce ağlarsınız...Kendiniz tüm gücünüzle sıkarsınız yine..Sesinizi kimseler duymasın diye...Ağladığınıza kimseyi şahid tutmak istemezsiniz...Sonra özlemler alır başını gider....Mevsimle akıp gitmeye başladıkça , her anınızda yanınzda olmasını istersiniz...Bir bahar sabahı birlikte kahvaltı yapmayı yada soğuk bir kış günü sobanın başında en güzel hikayeleri onun sesinden dinlemeyi özlersiniz...Bütün bu istediklerinizi soğuk bir mermer taşına ve çatlamış toprağa anlatmanın acısını kim bilebilirki...Her hafta yanına gidip,toprağını sulamak ve bu çiçekler yine solmuşlar diyerek kendi kendinize konuştuğunuza siz bile inanamazsınız...
Hayatınızın en güzel anlarında hiç olmayacaktır artık..En güzel fotoğraf karelerinde görmek size nasip değildir artık..Mezuniyetinizde keplerinizi havaya fırlatırken bir mahsun yer çekimi bıçak gibi yüreğinize saplanır...Bu anı paylaşamamak var yaaa....Ölüme eş değerdir.. Akşamları kapıyı açmak istersinizde boynuna sarılıp, bugün seni çok özledim demek varken...Baş ucunuzda bir avuç toprağı koklamak nasıl bir duygudur kimse bilemez...
BABALAR günü gelirde bir buruk hazan mevsimi yaşanır yüreğinizin tam ortasında...Elini öpüpde koklamak ne güzel bir duygudur...Ama bundan yoksunsunuzdur artık...Saçlarınızı okşayamaz...Gülen gözlerinize yahut ağlayan yüreğinize ortak olamaz...Suretini gördüğünüz tek an rüyalarınızdır ve bu rüyalardan hiç uynamak istemezsiniz...Gelmeyeceğini bile bile ışıkları kapamaz gece yarılarına kadar beklersiniz...Bir umut ateşi yanarda yürek küllenmez olur artık...
BABALAR GÜNÜN KUTLU OLSUN....
kaynak : birakma.com
KaLEmLErİn HiKAyESi

iKi KuRBağA
Bir kurbağa sürüsü ormanda ilerlerken,
içlerinden ikisi bir çukura düşmüş.
Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplanıp,
çaresiz bir şekilde bakıyorlarmış.
Çukur bir hayli derin olduğundan düşen arkadaşlarının
zıplayıp dışarı çıkması mümkün gözükmüyormuş.
Yukarıdaki kurbağalar, boşuna
çabalamamalarını söylemişler arkadaşlarına:
“Çukur çok derin. Dışarı çıkmanız imkânsız!.”
Ancak, çukura düşen kurbağalar onların
söylediklerine aldırmayıp çukurdan
çıkmak için mücadeleye devam etmişler.
Yukarıdakiler ise hâlâ boşuna çırpınıp durmamalarını,
ölümün onlar için kurtuluş olduğunu söylüyorlarmış.
Sonunda; kurbağalardan birisi......
devamı kalemlerin hikayesi ' nde
www.kalemlerinhikayesi.blogcu.com
YeNi
YeNi 
Sadece denemeler ve karalamalar değil, hoşunuza giden ve
paylaşmaya uygun gördüğünüz her türlü yazıların okuyuculara sunulduğu
sanal alem....

KAYBETMEKTENSE ' bölüm 3'
Oktay biraz heyecan ve birazda tereddüt içinde
kalmasına rağmen kendini toparladı ve
Bulmak için dualar ettiği kırmızı kaplı
hatıra defterini kendisine ait olmasına rağmen
Bu sırrını yine kendinde saklayarak diğer kitaplarla
birlikte kıza teslimetti.pişmanlığını dile getirerek kızdan
özür diledi.Kız bir hanımefendi edasında hoşgörü göstererek
hatasının kendisinde olduğunu bu nedenle kendisinin
özür dilemesi gerektiğini söyledi.Sanırım kaderin küçük bir
cilvesiydi bu.İkiside birbirlerinim gözlerine bakarak gülümsediler.
Oktay şaşkınlığını üzerinden hemen atarak karşısında
duran gizemli kıza adını sordu.Dudağından
dökülen bu kelimeleri kendisi mi söylüyordu,
hala anlam verememişti.Yıllardır bir kızla bu kadar
yakınlık kuramamış ve duygularının ihtirası altında
kendini sorgulamaya başlamıştı.Acaba dedi yüreğinden;
gerçekten güzel bir kız olduğu için mi yoksa yıllardır aradıgı
günlüğüne yeniden sahip olabilmek için mi
gösteriyordu bu ilgiyi.Belki de her iki neden de
olabilirdi.küçük bir tebessümle kiraz dudaklarının arasından
Bahar dedi kız.Adı gibi renkli ve büyüleyici bir insandı.
Doğanın eşiz güzeliğini taçlandırmak için yaratılmıştı
sanki.Oktay dedi kekeleyeyek genç delikanlı.Boğazının kuruduğunu
dizlerinin titremeye başladını fark etti.Artık
kendi kalbinin ritminde dans edebilirdi,ama bu
olanların ne anlama geldiğini bilmediği gibi,bunu
belli etmemeye çalışıyordu.ne yazik ki aklından geçenleri
dile getiremiyordu.Sanki bir uçurumdan yuvarlanıyordu
ve ona yardım edebilecek bir güç kalmamıştı.Bahar’ın
arkadaşlarının ‘bir şeyiniz yok ya’ demesiyle
irkildi.Oktay’ın sessiz kalmasına anlam veremediler
ve arkadaşları Bahar’ın koluna girerek boş bir masaya doğru
ilerlediler.Oktay üzerideki şaşkınlık pelerini henüz
çıkaramamış pek manadar bir bakışla onları yani
Bahar’ı izliyordu.Bahar Akadaşlarının kendisiyle konuştuğunun
farkında bile değildi.Az önce yasadıklarına bir anlam
vermek istiyordu,işte o an kitaplarının arasında taşıdığı
o kırmızı kaplı günlük geldi.Evet,evet o günlükte okudukları,
o yazıların sahibi; bir
Şüphe ile hayır diyordu içinden imkansızdı bu.
Ama ya düşündüğü doğru ise?.......
Yazar Meryem Koç ‘erdemli lisesi’
« Önceki ::
